Köylüler toplanmışlar, hikâye bu ya! Kaplumbağa ile konuşuyorlar.
Kaplumbağa pür dikkat dinliyor: Kaplumbağaya sormuşlar:
"Buradan karşı köye kaç günde gidersin?"
Kaplumbağa bir köye bir kendine bakmış ve yanıt vermiş.
"Yağmuru, çamuru, rüzgârı, inişleri, yokuşları hesap ettim: Üç günlük yol ama ben altı günde giderim."
Anlaşmışlar 6. Gün erkenden karşı köye varmışlar ve kaplumbağayı beklemeye başlamışlar.
Gün akşam olmuş, altıncı gün geçmiş.
Bırakın gelmeyi kaplumbağa, görünmüyormuş bile.
Yahu üç gün de gelirim ama ben size altı gün deyim demişti. Bu ne iştir altı gün geçti, ortalarda yok. Meraklanmışlar düşmüşler yola:
Kaygı ile aramışlar taramışlar, yolun yarısında bulmuşlar kaplumbağayı.
Merakla sormuşlar:
"️Hayrola, ne iştir?”
"Üç günlük yolu altı günde bile gelemedin?.."
Kaplumbağa yorgun, argın cevap vermiş:
"️Sormayın arkadaşlar!.. Yağmuru, çamuru, inişi, yokuşu hesap ettim de köylerin o…..pu çocuklarını hesap edemedim”:
“Ne zaman hızla ilerlemeye başlasam tutup ters çevirdiler, tutup üstüme bindiler, burnumla oynamaya başladılar.”
“Özür dilerim! Sizin anlayacağınız, yoluma set çektiler, engel koydular. Bir daha ki sefere o o….pu çocuklarını da hesaplamam gerekiyor.” Demiş.
Sevgili gençler! Değerli yurttaşlarım, bu ülkenin birliğine, kardeşliğine, yücelmesine, medeni medeniyetler seviyesine çıkmasını umarak oy verdiğimiz, değerli bildiğimiz omurgasızları da hesaplamak zorundasınız.
Hiç kimsenin söylemine bakma; mümkünse omurgasına, ciğerine, cibilliyetine bak!
Esen kalınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: